Pcos, her 15 kadından birinin hormon düzeyini etkileyen endokrin bir bozukluktur. Temel sorun fazla miktarda androjen (erkek hormonu) üretimi ya da duyarlılığının artması ile birlikte anormal insülin fonksiyon bozukluğu olması. Pcos’da adet düzensizliği, infertilite, hirşutismus (kıllanma), akne, obesite, metabolik sendrom gibi vücuttaki birçok sistem etkilenir ve sağlık sorunları oluşturur. İnsülin fazlalığı ile birlikte LH seviyelerinde belirgin yükselme olur. Tip 2 diyabete yakalanma riski ve kalp damar sistemi ile ilgili sorunlarda artma gözlenir.
Pcos çocuk doğurma dönemi (15-44 yaş) hastalığıdır. Birçok kadın pcos olduğunu bilmez. Overler östrojen ve progesteron hormanları dışında erkeklik hormonu olarak bilinen androjenleride çok küçük miktarda üretir. FSH ve LH ovülasyonu kontrol eder.
Pcos overleri ve ovülasyonu etkileyen bir sendrom olup temel özelliği:
• Overlerde küçük kistler
• Androjen üretiminde artış
• Adet düzensizliği

Birçok küçük kist yumurtalıklarda birikir. Polikistin ‘’birçok kist’’ anlamına gelmektedir. Bu kistler olgunlaşmamış foliküllerdir. Her adet döneminde belli sayıda folikül büyümeye başlar, sadece bir nadiren birden fazlası olgun yumurta haline gelirken diğer foliküller kaybolur. Pcos da kaybolması gereken foliküller kaybolmayıp yumurtalıkta birikir. Bunu sonucunda da androjen seviyesinde artış başlar. Fazla androjen hormonu adet döngüsünü bozar ve durum daha da kötü hale gelir.
Pcos kesin nedeni bilinmemektedir. Yüksek androjen üretimini başlatan sebep net olarak belli değil. Genetik yapı, insülin direnci ve inflamasyonun fazla androjen üretimi ile ilişkileri var.
Pcos lu ailelerin çocuklarında daha fazla oranda pcos görülmekte.
İnsülin direnci olanlara da hücreler yeteri kadar insülini kullanamamakta. Bunun sonucunda kan dolaşımında şeker oranı artınca pankreastan fazla insülin salgılanmakta. Pcos hastalarda bu oran %70. Fazla insülin yumurtalıklarda fazla androjen salgılanmasını arttırır. Şişmanlık insülin resistansında temel sebep olup tip 2 diyabet olasılığını arttırır.
Bazı kadınlarda bulgular ilk adet ile ortaya çıkarken bazılarında kilo alımı ve gebe kalmayla ilgili sorunlar oluşunca ortaya çıkar. En sık görülen bulgular:
• Düzensiz Adet Periyodları: Her ay düzenli ovülasyon olmadığı için adet düzensizliği olur. Pcos’lu çoğu kadın yılda 8v veya daha az adet görür.
• Fazla Kanama: Rahim duvarı daha fazla kalınlaştığı için adet kanamaları da fazla olur.
• Kıllanma: Kadınların %70 inden fazlasında yüz, vücut, sırt, kol, bacak ve göğüste kıllanma olur. Bu duruma hirşutismus denir.
• Akne (sivilce): Androjen cildi daha yağlı yapar ve yüz, göğüs ve sırtta sivilceler görülür.
• Kilo Alımı: Kadınların % 80 yüksek kilolu olur.
• Kellik: Erkek tipi kıl dağılımı ve kellik olabilir.
• Ciltte koyulaşma (akontozis nigrican): Boyun, kasık ve meme altlarında ciltte koyu lekeler oluşur.
• Başağrısı: Pcos’da daha fazla görülür.
Normalden fazla androjen seviyesi sağlık sorunları oluşturur ve kısırlığa neden olur.
• İnfertilite: Hamile kalabilmek için ovülasyon olması gerekir. Pcos kadınlardaki en önemli infertilite sebeplerinden biridir.
• Metabolik Sendrom: Pcos’lu kadınları %80 fazla kilolu ve obes. Obesite ve Pcos yüksek kan şekeri, hipertansiyon, düşük HDL ve yüsek LDL ye neden olur. Bunların hepsine birden metabolik sendrom denir ve kalp hastalığı, diyabet ve inme riski artar.
• Uyku Apnesi: Uyku apnesi uykuda birçok kez nefes durması ve buna bağlı olarak uyanarak uykunun bölünmesidir. Obeslerde daha sık görülür. Pcos olan obeslerde olmayanlara göre %10 daha fazla görülür.
• Endometrial Kanser: Adet ile birlikte endometrium tabakası yenilenir. Östrojen hormonu rahim kalınlaşmasını ovülasyon sonrasında oluşan progestoron hormonu ise bu kalınlaşmanın durmasını ve sonrada dökülmesini (adet kanaması) sağlar. Progestoron eksikliğinde kalınlaşan endometrium kansere dönüşebilir.
• Depresyon: Hormonal değişiklikler, obesite, erkek tipi kıllanma ve diğer değişiklikler depresyona neden olur.
Tek bir bulgu ile Pcos tanısı konamaz. Pcos tanısı aşağıdaki bulgulardan en az ikisi ile konur:
• Yüksek Androjen seviyeleri
• Düzensiz adetler
• Overlerde kistler
Ayrıca sivilce, kıllanma, kilo alımı gibi şikâyetler eşlik eder. Pelvik muayene ile overler normalden büyük hissedilir.

Kanda hormon seviyelerine bakılırken kanşekeri, kolesterol, trigliserid gibi diyabet ve kalp hastalığı ile ilgili testlerde istenir.
Ultrason ile overlerdeki kistler tespit edilir. Doğurganlık yaş grubunda ultrasonda yaklaşık % 20 oranında Pcos görünümü tespit edilirken Pcos olanlar %5-10 oranındadır.

Ultrasonda poliktik ve multikistik over ayırımı iyi yapılmalıdır. Çoğu kez multikistik over yanlışlıkla polikistik over olarak değerlendirilebilir. Polikistik over çift taraflı, çapı 2-9 mm olan over yüzeyine yakın inci tanesi gibi dizilmiş çok sayıda folikül ve over stromasında artış ile karakterize iken multikistik over bilateral, çapı 6-10 mm olan çok sayıda overin her tarafına yayılmış ve over stromasında artış olmaması ile karakterizedir.
Pcos tanısı konduktan sonra uyku apnesi, depresyon ve ankziete için de araştırma yapılmalı.
Pcos infertilite problemi oluşturmasına rağmen gebelik tedavi ile olduğu gibi kendiliğinden de oluşabilir. Prematür doğum oranları Pcos’lu gebelerde 2 kat daha fazladır. Ayrıca dşük, tansiyon yüksekliği ve gestasyonel diyabet daha sık görülür.
İnfertilite tedavisi alan Pcos’lu gebeler kilo kaybı ve şeker seviyesindeki düşmeden dolayı sağlık sorunları daha az görülür.
Tedavi uzmanın tecrübesi, semptomların şiddeti, hastanın yaşı ve kozmetik ihtiyaçlara göre değişir.
Tedavinin amacı;
• Dolaşımdaki androjenleri azaltmak
• Endometrium dokusunu korumak; progesteron ile karşılanmamış östrojen kanser ihtimali oluşturur.
• Normal vücut ağırlığı sağlamak
• Diyabet ve kalp hastalığı riskini azaltmak
• Gebelik isteniyorsa ovülasyonu sağlamak
Pcos tedavisi diyet ve yaşam tarzı değişikliği ile başlar. Diğer tedavi yöntemleri ilaç ve cerrahi tedavilerdir. Ayrıca tüylenme fazla olanlarda tüylenme için tedavi yapılır. Sırasıyla bunlara bakacak olursak:
• Diyet ve Yaşam Tarzı Değişikliği: Pcos tedavisi kilo kaybı, diyet ve egzersiz gibi yaşam tarzı değişikliği ile başlar. %5-10 arası kilo kaybı ile adet döngüsü düzene girebilir. Kilo kaybı ile kolestorol ve insülin seviyeleri düşer; buna bağlı olarak kalp ve şeker hastalığı ihtimali azalır.
Kilo kaybı için size uygun herhangi bir diyet programı uygulasanız da bazı programlar daha avantajlı olabilir. Düşük karbonhidrat içerikli diyet kilo kaybı ve insülin seviyesinin düşürülmesinde daha etkili. Düşük glisemik indeksli diyetler ile kilo kaybı daha kolay olmakta.
En az haftada 3 kez yapılan günlük 30 dakikalık egzersiz kilo kaybı yanında ovülasyon olmasını ve insülin seviyesinin düşmesini sağlamakta. Egzersiz ile birlikte diyet daha fazla kilo kaybını ve şeker ve kalp hastalığı riskinin düşmesine daha çok yardımcı olur.
• İlaç Tedavisi: Amaç adet döngüsünün sağlanması ya da gebelik elde etmeye göre tedavi şeklini değiştirir.
Doğum kontrol hapları: Hormon seviyelerinde düzelme sağlar. Bu nedenle adet döngüsü düzene girer, tüylenmede azalma olur ve endometrium kanser riski azalır.
Progesteron: Her ay 5-10 gün kullanarak ovülasyon olmasa bile düzenli adet döngüsü sağlanır.
Metformin: (glucaphage, fortamet) Tip 2 diyabet için kullanılan bir ilaç. İnsülin seviyelerini düşürerek Pcos’u tedavi eder. Metformin ile diyet ve egzersiz sadece diyet ve egzersize göre kan şekerini daha iyi düzenlediği için normal adet döngüsünü ve kilo kaybını daha çabuk sağlar.
Klomifen: İnfertilite tedavisinde ovulasyonun olmasını sağlayarak Pcos’lu kadınların daha kolay hamile kalmasına yardımcı olur. Ancak çoğul gebelik riski olduğu için dikkatli kullanmak gerekir.
Letrozol: Klomifen gibi ovülasyon olmasını sağlar.
Gonadotropinler: Ovülasyon için kullanılır.
• Cerrahi Tedavi: Eskiden daha sık kullanılan bir yöntemdi. Ovulasyonun kendiliğinden oluşması için overler üzerinde küçük delikler açılır (over drilling). İşlem sonrası düzenli adet belli bir süre oluşsa da tekrar eski haline geri geldiği gözlendi.
• Tüylenme Tedavisi: İstenmeyen tüylerden kurtulmak için yapılan tedavidir.
Doğum kontrol hapları: Androjen hormonu seviyelerini düşürdüğü için tüylenme azalır.
Spirinalakton (aldoktan): Androjenin derideki etkisini engeller. Bebekte sakatlık ihtimali olduğu Spirinalakton kullanırken iyi korunup hamile kalınmamalı.
Tüy dökücü kremler (eflornithine): Kullanılan bölgelerde kıl oluşumunu yavaşlatır.
Elektroliz: Kıl köklerine hasar vererek tüylenmeyi önler.
Randevu talebini gönderdikten sonra en kısa zamanda sizlere belirtmiş olduğunuz telefon numarasından dönüş sağlanacaktır.
İşleminiz devam etmektedir.
Lütfen Bekleyiniz...Lütfen Bekleyiniz