Hamilelik başladıktan sonra anne adaylarında doğuma kadar fiziksel, fizyolojik ve psikolojik değişiklikler olur. Doğumla birlikte yeni bir süreç başlar. Bu dönemde fiziksel ve fizyolojik değişimler gebelik öncesi döneme dönmeye çalışırken daha farklı psikolojik değişiklikler olur. Anne vücudu gebelik öncesi döneme dönerken meme dokusu gelişimini tamamlayarak bebek için hayati olan anne sütünü üretmeye başlar.
Lohusalık dönemi oldukça hassas bir dönem olup eş, aile ve çevreden destek görürken annesin sağlığına çok dikkat etmesi gereken bir dönemdir.
Lohusalık (Pörperium) plesantanın yani bebeğin eşinin anne rahminden ayrılması ile başlayıp 6 hafta (42 gün) süren dönemdir. Ancak bazı fizyolojik ve hormonal değişiklikler çok daha uzun sürebilir.
Lohusalık dönemini üçe ayırıyoruz:
Uterus kasılarak her geçen gün küçülür. Anne süt verirken kasık bölgesinde oluşan kasılmalar, prolaktin hormonunun (süt hormonu) etkisi ile rahim kaslarında meydana gelen kasılmalardır. 6’ncı hafta sonunda rahim neredeyse doğum öncesi büyüklüğüne geri döner.
Doğum sonrası akıntı (loşi) ilk 1-3 gün kırmızı (loşi rubra), 4-10 gün arası pembe kahverengi (loşi seroza) ve sonrası 6. haftaya kadar sarı beyaz (loşi alba) şeklinde olur.
Östrojen ve progesteron hormonları hızla düşerken, emzirmeyle birlikte prolaktin yükselmeye başlar. Adet döngüsü emzirmeyen kadınlarda 6. hafta civarlarında başlarken, emziren kadınlarda annenin bünyesine ve bebeğin emme sıklığına bağlı olarak değişkenlik gösterir; 12- 18 aya kadar uzayabilir.
Memede ilk önce kolostrum üretimi olur. Kolostrum normal süte göre daha koyu kıvamlıdır ve içinde bebeğin henüz üretemediği mikroplara karşı koruma sağlayan maddeler açısından zengindir. Doğumdan 2-4 gün sonra normal süt üretimi başlar ve bebek emdikçe miktarı da artar. Meme dokusunun büyümesine bağlı olarak göğüslerde hassasiyet, gerginlik ve şişlik görülebilir.
Pörperium, özellikle erken dönemde hafif görünen sorunların bile annenin hayatını tehdit edebilecek hassa bir dönemdir.
1-Postpartum kanama: Doğum sonrası kanama ilk 24 saat içinde olursa primer postpartum kanama daha sonra olursa sekonder postpartum kanama olarak adlandırılır.
Primer postpartum kanamanın en sık sebebi uterin atonidir. Diğer nedenler travmaya bağlı yırtıklar ve pıhtılaşma bozukluklarıdır. Geç dönemdeki kanamalar ise plasenta dokusunun kalması ve enfeksiyon başta olmak üzere birçok nedene bağlı olabilir.
2-Pörperal enfeksiyonlar: Sık rastlanır:
3-Tromboembolik hastalıklar: gebelik ve post partum (lohusalık) döneminde pıhtılaşma eğilimi arttığı için Derin Ven Trombozu (DVT) ve Pulmoner Emboli riski artar. Sezaryan, obesite, uzun süreli hareketsizlik ve trombofili risk faktörleridir.
4-Psikolojik Rahatsızlıklar: Hormonlardaki ani değişiklikler, fiziksel değişimler ve gelecek ile ilgili kaygılar; hafif duygu değişikliği (postpartum blues), postpartum depresyon ve postpartum psikoza kadar uzanan psikolojik rahatsızlıklara neden olabilir.
Postpartum blues; doğum sonrası ilk hafta hafif duygu değişiklikleriyle kendini göster. Anne bu dönemde hüzünlü, gergin endişeli ve ağlama nöbetleri geçirebilir. Çoğu zaman kendiliğinden geçer.
Eğer belirtiler şiddetlenir, kalıcı üzüntü hali, uyku bozukluğu, hayattan keyif alamama durumu gelişirse postpartum depresyon söz konusu olur.
Daha nadir olarak görülen postpartum psikozda anne sanrılar görebilir ve kendine ya da bebeğe zarar verme riski oluşabilir. Bu durum acil tedavi gerektirir.
5-Rahim ve Kasık Sorunları:
Rahmin yeteri kadar küçülememesi, rahim içinde plasenta parçalarının kalması, pelvik hematom, uterus ve idrar torbası sarkması, idrar yapamama ve gaita tutamama gibi doku ve sinir hasarına bağlı sorunlar görülebilir.
6-Emzirme Sorunları:
En sık sorun memede şişlik ve ağrıdır. 2-3. günden itibaren süt üretimi artar. Eğer yeterli boşaltım olmazsa önce memede şişlik ve ağrı, daha sonra enfeksiyon yani mastit gelişebilir. Meme ucu çatlakları da sık görülür. Yetersiz süt üretimi ise bebek için sorun oluşturabilir.
7-Endokrin ve Metabolik Sorunlar:
Anemi, postpartum tiroidit, gestasyonel diyabetin kalıcı hale gelmesi. Gebelik takipleri sırasında bu şikayetler tespit edilmişse lohusalıkta daha dikkatli olunmalıdır.

Doğum sonrası özellikle ilk 24 saat çok dikkat edilmesi gereken bir dönemdir. Eğer dikkat edilmezse anne hayati tehlikeye girebilir.
Bu dönemde lohusa yakından takip edilmeli. Riskli bir durum müdahale annenin hayati tehlikeye girmesini engelleyecektir.
Doğum sonrası anne ve aile bireyleri için hassas bir süreçtir. Bu sürecin sağlıklı atlatılabilmesi için annenin dikkat etmesi gereken konular kadar aile bireylerinin desteği de önemlidir.
Anne daha önceden tecrübesi yoksa doğru emzirme konusunda yetişmiş sağlık personelinden eğitim alması gerekir. Gerekli sıklıkta ve sürede emzirmek hem bebek sağlığı hem de anne sağlığı açısından önemlidir. Böylece meme hassasiyeti, şişlik ve enfeksiyonu riski azalır.
Yukarıda belirtilen tehlike işaretlerinden bir görüldüğünde acilen doktora başvurulmalıdır. Erken dönemde tedavi edilen sorunlar kolayca çözülebilirken, geç kalınması ciddi sonuçlara yol açabilir.
Bu dönemde anne ve bebeğin kontrolleri aksatılmamalı, belirtilen tarihlerde mutlaka muayeneleri yapılmalıdır.
Postpartum depresyon riskini azaltmak için anne yalnız bırakılmamalı, gerekli ilgi aile bireylerince gösterilerek destek sağlanmalıdır.
Lohusalık bitiminde uygun kontrasepsiyon yöntemi için doktorunuz iletişime geçmeniz önemli. Halk arasında yaygın olan “süt verme gebelikten korur” inancı maalesef doğru değildir. Aralarında 1 ya da daha az yaş farkı olan bebekler çoğunlukla bu yanlış inanış nedeniyle olmuştur.
Randevu talebini gönderdikten sonra en kısa zamanda sizlere belirtmiş olduğunuz telefon numarasından dönüş sağlanacaktır.
İşleminiz devam etmektedir.
Lütfen Bekleyiniz...Lütfen Bekleyiniz