Gebelikte cinsellik; cinsel istek, uyarılma, yakınlık, beden algısı, duygusal bağ ve eş ilişkilerini kapsayan çok boyutlu bir olgudur. Tarih boyunca gebelik dönemindeki cinsellik çeşitli mitler ve kısıtlamalarla çevrelenmiş olsa da güncel bilimsel araştırmalarda sorunuz gebeliklerde cinsel yaşamın normal ve güvenli olduğunu tespit edilmiştir. Bilimsel yayınlarda belirtilen ve gebelik takiplerindeki kendi tecrübelerim, yanlış inanışların anksiyete, cinsel işlev bozukluğu ve eş ilişkilerinde sorunlara yol açabileceğini gözlemleyerek, cinsel konulardaki problemlerin çözüm önerilerinin rutin prenatal bakımın bir parçası olması gerektiğini düşünüyorum.
Gebelik süresince meydana gelen hormonal, damarsal ve anatomik değişiklikler cinsel yaşamı önemli ölçüde etkileyebilir. Pelvik kan akımındaki artış, meme büyümesi ve genital bölgede duyarlılığın artması bazı kadınlarda cinsel uyarılmayı artırabilirken; bulantı, yorgunluk, pelvik rahatsızlık hissi ve fetüse zarar verme korkusu cinsel isteği azaltabilir.
Psikolojik faktörler de büyük önem taşımaktadır. Fetüse zarar verme korkusu, düşük yapma endişesi, beden imajındaki değişiklikler, kültürel inanışlar ve ilişki durumu cinsel fonksiyonları etkileyebilmektedir. Güncel çalışmalar, gebeliğe bağlı fizyolojik ve psikolojik değişikliklerin cinsel istek, uyarılma, orgazm ve cinsel doyum üzerinde belirgin etkileri olduğunu göstermektedir.
Gebelik süresince cinsel istekte artış veya azalma olur ve bu değişiklikler tamamen normaldir.
İlk trimesterde bulantı, kusma, yorgunluk, meme hassasiyeti ve gebeliğin devam edip etmeyeceğine ilişkin kaygılar ve korkular nedeniyle cinsel istekte azalma sık görülür. Bununla birlikte bireysel farklılıklar oldukça belirgindir.
Çoğu kadın için gebeliğin en rahat dönemidir. Bulantıların azalması, enerji düzeyinin yükselmesi ve pelvik kan akımının artması, karındaki büyüme dışında neredeyse gebelikle ilgili bulguların çok az hissedilmesi nedeniyle birçok kadında cinsel istek ve arzuda iyileşme görülebilir.
Gebeliğin son döneminde karın hacminin büyümesi, pelvik basınç hissi, sık idrara çıkma, sırt ağrıları, yorgunluk ve uyku problemleri nedeniyle cinsel ilişki sıklığında azalma meydana gelir. Çiftler sıklıkla daha rahat pozisyonlar tercih eder ve cinsel davranışlarını yeniden düzenler.
Bu soru anne adayları ve eşleri tarafından en sık sorulan sorulardan biridir. Sağlıklı ve normal seyreden gebeliklerin cinsel ilişki güvenlidir.
Bebeğiniz rahim içerisinde, amniyon sıvısı ve rahim duvarı tarafından korunur. Bu nedenle normal bir cinsel ilişki bebeğe zarar vermez, ona çarpmaz veya gelişimini etkilemez.
Düşüklerin büyük kısmı kromozomal veya gelişimsel nedenlerle meydana gelir; cinsel ilişki düşük sebebi değildir.
Amerikan Obstetrisyenler ve Jinekologlar Koleji (ACOG) ve diğer uluslararası kılavuzlara göre sağlıklı ve komplikasyonsuz gebeliklerde cinsel ilişki genellikle güvenlidir. Fetüs; uterus, amniyotik sıvı ve serviks tarafından korunmaktadır. Bu nedenle normal cinsel ilişki düşük yapmaya veya bebeğe zarar vermeye neden olmaz.
Orgazm sonrasında görülebilen hafif uterin kontraksiyonlar riskli olmayan gebelikte klinik açıdan önem taşımaz. Sadece son aylara girildiğinde orgazm olma rahim kasılmalarına neden olabilir. Gebelik ilerledikçe çiftlerin daha konforlu pozisyonlar tercih etmeleri önerilmektedir.
Orgazm sonrasında rahimde kısa süreli hafif kasılmalar özellikle son aylarda hissedilebilir. Bunlar genellikle zararsızdır ve doğumu başlatmaz.
Ancak erken doğum riski olan gebelerde doktorunuz farklı önerilerde bulunabilir.
Gebelikte cinsel ilişki önerilmediği veya kişisel değerlendirme gerektiği durumlara bakacak olursak:
Anne adayı kendini rahat hissettiği pozisyonlar tercih etmelidir.
Karın üzerine baskı oluşturan bebeğin arada sıkıştığı pozisyonlardan kaçınılmalıdır.
Ağrı ve kasılma hissedildiğinde ilişkiye kesilmelidir.
Vajinal kanama, su gelmesi veya düzenli kasılmalar olursa doktora başvurulmalıdır.
Gebelikte cinsel işlev bozuklukları oldukça yaygındır. Bunlar:
şeklinde ortaya çıkabilir.
Özellikle son üç cinsel işlev bozukluğunda artış gözlenir. Fetüse zarar verme korkusu, kültürel inanışlar, fiziksel olarak kendini kötü hissetme bu durumun başlıca nedenleri arasında yer almaktadır.
Türkiye’de gebelikte cinselliğe ilişkin yanlış inanışlar ve kültürel tabuların kadınların cinsel yaşamlarını olumsuz etkilemektedir.
Gebelik yalnızca kadını değil, eşini de etkileyen bir süreçtir. Erkeğin bebeğe zarar verme korkusu, eşinin ilişki istemediğini düşünmeleri; anne adayının değişen beden algısı, kendini çekici hissetmemesi ve yaklaşan doğum ve ebeveynlik korkusu cinsel davranışları etkileyebilmektedir.
Araştırmalar, çiftlerin gebelik boyunca cinsel sıklıklarında ve tercih ettikleri cinsel davranışlarda değişiklikler yaşadığını göstermektedir. Açık iletişim ve karşılıklı destek, cinsel doyumun korunmasında önemli rol oynamaktadır.
Cinsellik sadece cinsel ilişki demek değildir. Gebelik döneminde yakınlık ve sevgi paylaşımı çok önemlidir. Sarılmak, öpüşmek, el ele tutuşmak, birlikte vakit geçirmek ve duyguları paylaşmak da çiftlerin birbirine yakın hissetmesini sağlar. Bazı dönemlerde cinsel ilişki azalabilir; bu durum ilişkinin kötüye gittiği anlamına gelmez
İlişkide geliştiğinde sorun olabilecek durumları sıralarsak:
Gebelikte cinsellik; biyolojik, psikolojik, kültürel ve ilişkisel faktörlerin etkileşimiyle şekillenen karmaşık bir süreçtir. Gebelikte cinsellik yaşamın doğal bir sürecidir. Güncel bilimsel veriler gebeliklerde cinsel aktivitenin genellikle güvenli olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte gebelik her gebelik kendine özgü olup gebelik boyunca cinsel istek ve cinsel fonksiyonlarda değişiklikler görülmektedir. Bu nedenle cinsel sağlık konularının ele alınması, anne adaylarının ve eşlerinin kaygılarını azaltılması gebelik takibinin bir parçası olmalıdır. Eşler nasıl ki fiziksel sorunlarını doktoru ile paylaşarak çözüm arıyorsa, ilişki ile ilgili endişelerinizi de danışabilir. Böylece anne adayı gebelik boyunca kendini daha güvende hissedecektir.

İlişki olmasına engel bir durum olmadığı sürece herhangi bir sakınca yoktur.
Gebelikten korunma ile ilgili bir durum olmadığı için kondoma gerek yok. Ancak kronik mantar enfeksiyonu ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için kullanılabilir
Gebelikte rahim ağzı mukus tıkaçlar ile kapalıdır. Ayrıca bebek amniyon kesesi içinde korunduğu için ilişkinin bebeğe herhangi bir zararı olmaz.
Bilimsel yayınlarda ilişkinin düşüğe neden olduğu ile ilgili hiçbir bulguya rastlanmamıştır.
Orgazm rahimde kasılmalara neden olabilir. Bu kasılmalar düzenli normal şartlarda doğumu tetiklemez ancak gebeliğin sonlarına doğru meme başı uyarılması oksitosin denen hormonu salgılayarak ve yine son zamanlarda rahimde oluşan düzensiz kasılmalar düzenli kasılmalara dönüşerek çok nadir doğumu tetikleyebilir.
Eşler fiziksel olarak rahat olmalı ve kendilerini sıkmamalılar. Annenin rahat edeceği pozisyonlar ve karın içi basıncı arttırmayan 3. aydan sonra bebeğin arada sıkışmayacağı pozisyon olmalı.
Libidonun artması gibi gebelikte libido azalması da normal. Gebelikte oluşan bulantı, bel ağrısı, yorgunluk ve hormonsal değişiklik gibi sebepler isteksizliğe neden olabilir.
Lohusalık dönemi bitene kadar yani halk arasında kırkı çıkana kadar doğum sonrası oluşan travmaların düzelmesini beklemek sağlıklı bir ilişki için iyi olur.
Randevu talebini gönderdikten sonra en kısa zamanda sizlere belirtmiş olduğunuz telefon numarasından dönüş sağlanacaktır.
İşleminiz devam etmektedir.
Lütfen Bekleyiniz...Lütfen Bekleyiniz